Galatasaray RÖPORTAJ 

Marina Maljkovic: “Çalış ve Sonucunu Al”

Galatasaray Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Marina Maljkovic, Galatasaray Dergisi’nin Kasım Sayısı’na konuk oldu.

Sırp Başantrenör, kariyer planlamasından babası Bozidar Maljkovic ile ilişkisine, Sırbistan Milli Takımı ile başarılarından Galatasaray’ı nasıl bir sezon beklediğine dair sorularımıza içtenlikle cevap verdi. Koçun röportajda öne çıkan açıklamaları:

“Avrupa’da çok kaliteli oyuncular var. Ben Avrupa basketbolunu seviyorum, daha düzenli bir yapısı var. Set temposu daha yüksek, pick and roll ve bire birler Avrupa basketbolunun içinde de var. Avrupa’da birçok yetenekli oyuncu bulunuyor. Avrupa’nın iyi oyuncuları da bu sene WNBA’de oynadı ve Los Angeles Sparks takımıyla şampiyonluk yaşadı. Ana Dabovic, Jelena Dubljevic, Sandrine Gruda, Ann Wauters ve Eugeniya Belyakova gibi önemli oyuncular bu takımın birer parçasıydı.”

“Altın madalya kazanmak ülkemiz için inanılmaz bir duygu. 2011 yılında Sırbistan Milli Takımı’na geldiğimde bunun doğaüstü bir şey olduğunu hissettim, inanılmazdı. Bu oyunda her şey önemlidir. Kadın basketbolu tek bir parametreyle açıklanamaz; pazarlama, basın mensuplarıyla iyi ilişkiler gibi çabalar ile bu oyunu geliştirebilirsiniz. Benim takımım için konuşmak gerekirse de, bu ülkede diğer sporlar daha ön planda ama Türk Kadın Basketbol Takımının Olimpiyat Oyunları’nda bronz, gümüş ya da altın madalya kazanması çok önemli bir olay olur.  Bunun için de sahada savaşmak ve çok çabalamak gerekiyor. Olimpiyat Oyunları’nda madalya almak her spor dalı için en uç noktaların başında geliyor.”

“Bence başarıya ulaşmanın en kilit noktası özveri. Oyuncunun yetenek anlamında kapasiteli olması kesinlikle yeterli değil. Oyuncular her zaman daha iyisini yapmaya çalışmalılar. Hep daha iyisini, hep daha da iyisini… Avrupa için olay basit: Özverili olmak. Biz koçlar için, oyuncular için, daha doğrusu herkes için projenin başarılı olmasının nedeni buydu: Özverili olmak. Bu çılgınca.”

“Fransa, Sırbistan’dan sonra benim ikinci evim gibi oldu. Fransa halkını seviyorum. Ancak Galatasaray’a gelmek için çok düşünmedim, hızlıca gelişti. Burada bu sezon Nevriye Yılmaz gibi, Bahar Çağlar, Jelena Dubljevic, Ann Wauters, Petra Kulichova gibi oyuncuların olmayacağını biliyordum. Sadece Işıl Alben ve genç jenerasyon takımla birlikte. Bu sene çok çalışmamız gerektiğini biliyorum ve bundan kesinlikle korkmuyorum. Mücadele etmeyi seviyorum. Diğer çalıştığım kulüplerde de buna benzer organizasyonları yönettim. Milli takımda bunun bir başka örneğini yaşadım. Bu yüzden Galatasaray’da çalışma kararı aldım. Avrupa’daki en ünlü kulüplerden birindeyim; taraftarlarımız ve buradaki hava çok iyi.”

“Burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Şampiyonluk yaşayan tek yabancı kadın bir koç olması ilginç bir nokta. Hedefler hakkında asla konuşmam. Tabii ki her takım az önce dediğim gibi altın madalya kazanmak ister ama bundan önce adım adım gitmek gerektiğini düşünüyorum. Bu sezon en önemli nokta ne diyecek olursak eğer; takım içindeki genç Türk jenerasyonunu geliştirerek onları Türk Milli Takımı’na hazırlayabilmek. Elbette bu adım adım, yavaş yavaş olacak bir şey. Benim felsefem ‘Çalış ve sonucunu al’ şeklinde. Bu sezon da çok çalışarak neler olacağını göreceğiz…”

“Genç oyuncular, tecrübeli oyuncularla çalışıyor; bu onlar için önemli bir nokta ama sadece bunu antrenman yapma olarak görmemeliler. Bu takımda yer alan her oyuncu her an sahada oynayabilir. Bunu geçen hafta oynadığımız Doğuş Hastanesi maçında da gördük. İrem Naz 15 dakika, Eda Şahin 10 dakika süre aldı. Bunun yanında Yağmur Kübra’ya da süre vermeye çalıştık. Ben her zaman genç oyuncularla çalışmayı seviyorum. Çünkü onlar takıma enerji getiriyor, hayat veriyor… Sahada genç oyuncu oynatmaktan korkmuyorum. Kulüp için genç oyuncularla birlikte iyi şeyler yapmaya hazırım.”

Röportaj: Barış Coşkun
Fotoğraflar: Ali Kemertaş
Kaynak: http://galatasaray.org/haber/basketbol/kadin-basketbol/yeni-baslangiclar/33872

Related posts

Leave a Comment

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.